Moğolistan Şiiri (Resimli)

(Resimleri büyütmek için üzerine tıklayın)

1

Sırtımızda çantalar, başparmağımız havada

Durduk kervan geçmez bir yolun kenarında

Kazak bir ailenin arabasına bindikten sonra

Bulduk kendimizi Ölgii’de, Moğolistan’ın batısında

 

 

2

 

Biz Moğolca bilmeyiz, İngilizce bilen yok

Ama Bayan Ölgii’de Türkçe konuşan çok

Bulduk bir dere kenarı, kurduk çadırımızı

Biz 3 gün geçirdik, ama yapacak pek bir şey yok

 

3

 

Önce Ölgii’de “Duşhane”de duş aldık

Sonra otostopla Tolbo Gölü’ne vardık

Göl çok temiz, serin ve güzel

Sadece atlar, martılar bir de biz vardık

 

4

 

Yoldan az araba geçiyor, geçenler de durmuyor

Mongolian Rallicilerin hiç yerleri olmuyor

Kamyonet cip derken varıyoruz Khovd’a

Bir Fin bir de Şilili kamp arkadaşımız oluyor

 

5

 

Her yer mera, özgürce otlayan hayvanlar

Atlar, inekler, develer, keçiler ve koyunlar

Ne çit var, ne ağaç ne de tarla

Alan Savory görse kesin aklı çıkar

 

6

 

Güneş altında otostop çekerek geçiyor günlerimiz

Uzaklara bakmaktan çekik oldu gözlerimiz

Yollar da bozuk, doğru düzgün asfalt yok

Biri arabasına alsa, hemen tütün veririz

 

7

 

Her yerde kamp yapıyoruz, karışan eden yok

Dereler temiz ama etten başka yemek yok

Moğolistan’da vejetaryen olmak da çok zor

Çantamızda pirinç var ama sebze meyve yok

 

8

 

Kamyon şoförleri en büyük dostumuz

Durup bizi alırlarsa çok mutlu oluruz

баярлалаа ilk öğrendiğimiz kelime

Doğru söyleyebilirsek teşekkür etmiş oluruz

 

9

 

Yollarda taşlar var üst üste dizilmiş

Üstlerine bir de mavi bezler serilmiş

Herkes bize onlar şaman diyor

Ama aslında Budist de olabilirmiş

 

10

 

Moğollar çok alkol içer, en başta da votka

Nereye gitsek hemen ikram edilir bir tasta

Votka sanki kutsal bir şey gibi,

Bir de airag var yanında, at sütünden yapılma

 

11

 

Altay’dan Ulyastai’ye tek araçla gidiyoruz

Yemyeşil bir vadinin içinden geçiyoruz

Derenin yanında kamp yapmayı düşünürken

Gece güzel bir ailenin evinde kalıyoruz

 

12

 

Gündüzleri sıcak ama geceleri soğuyor

Ağustos ortasında Ulyastai’de kar yağıyor

Şehirden çıkamayıp mahsur kalıyoruz

İşin kötüsü kimse İngilizce bilmiyor

 

13

 

Cengiz Han Moğolistan’da çok önemli

Her yerde adı var, parada da resmi

Kaldığımız otelde duvarda duruyor

Sakalının altında fotoğraf çekilmeli

 

14

 

Ulyastai şehrinden bizi Yoko kurtarıyor

Hem çok sevimli hem de Türkçe biliyor

Sarsıntılı minibüsle gitmek zor olsa da

Şehirden çıkmak bizi neşelendiriyor

 

15

 

Kamp yapıyoruz İlkuul’da nehir kenarında

Kah samanyolu altında kah dolunayda

Pamuk gibi bulutlar geçiyor üstümüzden

Çadırımız da, pamuk gibi koyunların arasında

 

16

 

Teerkhin Tsagan Nuur diye bir göl var

Etrafında Ger kampları ve atlar

Hemen yanında da yanardağ

Kraterin müthiş manzarası var

 

17

 

Bizi aracına alıyor süper bir aile

Üç çocuk, bir baba, bir de anne

Hepsi harika İngilizce konuşuyor

Götürüyorlar bizi kaplıcalı bir yere

 

18

 

Sıcak suya girince ısınıyor kemiklerimiz

Gerde kalıyoruz bir gece, sobalı ve temiz

Gündüz mantar topluyoruz ormanda

Hangisi zehirlidir hangisi yenir, bilemeyiz

 

19

 

Otostopla Bilge Kağan Karayolu’nu geçtik

Orhun Yazıtları’nı görmeye de gittik

Tarihin dibine kurduk çadırımızı

Ortam güzel de, müzeyi pek beğenmedik

 

20

 

20 günde binlerce kilometre geçtik

Dağları aştık, meralarda gezdik

Ulan Batur’a vardık en sonunda

Bu koca şehre nereden geldik

 

21

 

Şehrin dışında at biniyor çocuklar

Yak sütü içip kırlarda koşuyorlar

Ulan Batur’da ise bambaşka bir hayat

Alışveriş merkezine gidiyor insanlar

 

22

 

Böylece sona erdi Moğolistan yolculuğumuz

Şimdi yeniden Sibirya’ya çıkar yolumuz

Maceraya devam der Gezen Tohumlar

Bilmiyoruz daha ne kadar yollarda oluruz

Bir Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir